Merhabalar,

Benim “nefes” çalışmalarına katılımım Nevra Kutur Uyar ile tanışmamla birlikte başladı. İlk gördüğümde gözlerindeki neşe ve canlılıkla nefes ‘in hayatıma ne kadar iyi gelebileceğini anlatmaya çalışmıştı her zamanki heyecanı ile. İlk başta dinleyince “nefes” ne kadar etki edebilir ki insanın hayatında diye soru sorabiliyor insan. Ben sordum!  Bu soru ve belki başka sorularla birlikte ilk nefes kampına katıldım. İlk deneyimden sonra sorduğum soru ise, ikinci ne zaman olacak ki acaba idi! Ve ikinciye de katıldım.

Nefes kampları sırasında kendime, içime olan yolculuğum başka bir boyut kazandı. Belki de bu satırları okuyacak birçok kişi gibi ben de “neden?” sorusunu sıkça sorup okuduğu psikoloji kitaplarından ve yaşadığı deneyimlerden çıkarımlar yapmaya yatkın biriydim. Ama nefes kampları sırasındaki çalışmalar ve meditasyonlar ile “nasıl” sorusunun cevabına ulaşabileceğimi deneyimledim. Yani daha önce çözümlenmemiş bazı sorularım sadece uygun nefes alıp vermeyi öğrenerek kendiliğinden çözüme ulaştı. Bununla birlikte içime ne kadar az oksijen aldığım ve ne kadar çok düşünce ile dolu olduğum farkındalığı gelişti bende. Artık izleyebiliyordum düşüncelerimi onlara takılmadan…Sadece izleyip dağılmalarını seyredebiliyordum artık. Hele ikinci kamp ile birlikte 7 gün sürdürdüğüm dinamik meditasyon bende gerçekten dönüşüme sebep oldu diyebilirim. Korkularım ne kadar da çok ve derindi öyle! Ve nasıl da gidebiliyorlardı benden fırsat verince. Hele okumamız için Nevra’nın önerdiği kitaplar ve Louise Hay ile tanışmam. Hele kamp sırasındaki nefes ekibinin bilgeliği, şefkati, sezgileri. Tüm bunlar hayatın bir hediyesi bana, hayat beni seviyor ve ben sizleri seviyorum. Sevgi yolunda ışığınız bol olsun, sevgi yolunda daha atılacak adımları olanlara ışığınız şifa olsun.