Aslında her şeyi bilip elim kolum bağlı dururken birinin artık harekete geçmem için beni arkamdan itmesi gibiydi. Çocukluğumda bırakmıştım çocuk olmayı ki aslında yaşım tutmuyordu yetişkin olmaya.  Ve o günden sonra hep daha az güldüm daha çok ciddiydim. Her şeyi ciddiye aldım.  Öyle ki her şeyi kendi üstüme alınıp hep kendimi cezalandıracak kadar. Çocuklarım için kocam için ailem için arkadaşlarım için işim için, astlarım ve üstlerim için hep mükemmel bir insan olmaya çalışırken kendimi yitirdim. Seminer diyalog içinde devam ederken Nevra’nın sorduğu bir soruya “doğa harikaydı, ağaçlara yansıyan güneş ışığı, yaprakların renkleri büyük bir ahenk içindeydi” dediğimde. “Sende öylesin, rengarenk “ dediğinde Nevra,  ağlamaktan katılabilirdim. Oysaki hissettiğim,  tüm renklerimin soluk olduğuydu. Bütün renklerimi kaybetmiştim ben. Tam da bu sebepten katılmıştım seminere. Neden buradasın dendiğinde, “ annemi hep ağlarken gördüm, çocuklarımın da beni böyle hatırlamasını istemiyorum!!” dedim. Ve orada avatarımı bir kenara bıraktım saf kendimle Onlar’a katıldım. An’da kaldım, nefes aldım.

Ben artık eski ben değilim ama hala olmak istediğim yerde de değilim. Değişiyorum azar azar , dönüşüyorum. Zaman alacak biraz bunu da biliyorum. Ama bunun için sabrım da var gücüm de. Artık inanıyorum! Sevgilerimle N-RA ekibine, beni arkamdan tüm güçleriyle ittikleri için.